Oyun terapisi çocuğun gelişiminde uygun ortam sağlar. Çocuk; önemli bir kişi olduğunu, kimsenin onu eleştirmediği, ne yapması gerektiğini söylemediği, akıl vermediği, yargılamadığı ve özel dünyasına girmediği bu alanın güvenliğinde, aniden kanatlarını açabileceğini içinde duyumsar. Tamamen kabul edildiği için kendine doğrudan bakabilir. Bu durum, kendi dünyası olduğundan düşüncelerini ortaya koyabilir ve kendini bütünüyle ifade edebilir. Artık ebeveyn otoritesi ve yaşıtlarıyla rekabet gibi diğer güçlerle, ebeveyn atışmaları arasında aracı olma durumunda ya da başka biri tarafından engellendiğinde yaşadığı hayal kırıklıklığının hedefi olmayla başa çıkmak zorunda değildir. O, artık başlı başına bir bireydir. Ona önem verilir ve saygı ile davranılır. Her şeyi duyumsadığı gibi söyleyebilir, oyuncaklarla nasıl istiyorsa öyle oynayabilir, nefret edebilir, sevebilir ya da ilgisiz kalabilir, gene de bütünüyle kabul görür. Kasırga kadar hızlı, kar tanesi kadar yavaş olabilir, gene de ne kısıtlanmıştır ne de acelece etmesi gerekir.”
V.Axline, Play Therapy.